Masken İçin Gülümse

- Kubat'tan,


Bir insan, kendisinin psikoloğu olabilir miydi?

Bir insan, benliğinde kabuklaşarak kaybolmaya yüz tutmuş lakin izi kalmış yaraları kapatabilir miydi?

Bir tebessüm, bir mutluluk, bir heves, bir umut, bir yok oluş. Cümlenin gidişatını bozan kelime aslında tek doğru, tek yalın, tek dürüst. 

Hayata benziyor.

Hayır, hayatın ta kendisi.

Çocukken yabancı kanallarda gezinirken bazen televizyonlarda cadılar bayramında takılan maskeleri görürdüm, çok hoşuma giderdi. Özenirdim, benim de bir maskem olsun isterdim. İnsan ne istediğine dikkat etmeliydi.

Büyüdüm.

Hayır, büyütüldüm.

Benim de bir maskem oldu. Güler yüzlü, insanları dinleyen ve onlara yardım eden, saygılı bir maske. Herkesin sevdiği o "ideal" maske.

Adı üstünde maske. Sözlükte: "Tanınmamak için yüze geçirilen cisim." 

Doğruydu. İnsan tanınmamak için yüzüne maske takardı. Hatta öyle ki, insan bile kendini tanıyamazdı. Benliği, maskesinde kaybolurdu. 

Hayat aslında maskeydi. Maskeyi bir kere deneyen onu güvenli alanı bellerdi. Yavaş yavaş hayatı maskeye dönüşürdü.

Maske.
Gülümse.

Gülümsemeler bir ömür yitirirdi. Ağlarken gülmeye çalışırdın, saygı için gülmeye çalışırdın, insanlar seni sevsin diye gülmeye çalışırdın, dışlanmamak için gülmeye çalışırdın...

Peki ya gülümseyecek dermanı kalmamışsa insanın? Ne mi olurdu? Yok olurdun. En azından insanlar için böyle görünürdü.

Sen yokmuşsun gibi davranılır, ilgi istiyor diye alay edilir, eğlenmeyi bilmiyorsun nedeniyle hayatlarından men edilirdin.

Bu yüzden de o çocukken istediğim, istediğimiz maskeler; gün gelir devran döner ve sırf toplum tarafından kabul görmek, onların görmek istediğini göstermek için üzerimize yapışır kalırdı.

Ve insan kendi benliği ortaya çıkarmak ile derisini sökmek arasındaki farkı bir süre sonra ayırt edemeyecek kadar o "güvenli" sandığı maskesine kendini kaptırır. 

Bu yüzdendir ki kötü olduğu dışarıdan fark edilinceye kadar içindeki fırtınalara psikolog yine kendi olur.

O izi kalan yaraların iyileşmek için yaptığı kabuğu da farkında olmadan kendi kazır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nevruz